Bağışıklık Sistemine İyi Gelen Bitkiler

Sinir sistemi ya da sindirim sistemi gibi insan vücudunda görev yapan pek çok sistemin arasında bağışıklık sistemi, vücudun farklı bölümleri arasında bağlantı kurarak etkisini gösteren, özel bir sistemdir. Organların, dokuların ve hücrelerin dahil olduğu, geniş bir ağa benzetebileceğimiz bağışıklık sistemi, vücudu hastalıklardan ve enfeksiyonlardan korumak için bu organ ve hücrelerin birlikte hareket etmesini sağlar.

Bağışıklık sisteminin ana özelliklerinden biri, karşılaştığı hastalıkları hafızaya alması ve çeşitli salgı ve hücreler üreterek hastalığın
tekrarlamaması için vücudu savunmasıdır. Dahası, bağışıklık sisteminin acil durumlarda hemen harekete geçmesini ve enfeksiyonun ciddiyetine göre hareket etmesini sağlayan oldukça gelişmiş bir iletişim sistemi vardır. Sağlığı tehdit eden bir durum söz konusu olduğunda, bağışıklık sistemi hücreleri aktif hale gelir. Bu hücrelerin ürettiği çeşitli maddeler bağışıklık sistemini tehlike altındaki bölgeye yönlendirir, daha fazla savunma hücresinin devreye sokulması ve durumun sistem tarafından kontrol altına alınması sağlanır.

Tüm bu göz kamaştırıcı işleyişe karşın, bağışıklık sisteminde zaman zaman aksaklıklar ortaya çıkabilir. Bağışıklık sistemi, korumakla yükümlü olduğu vücudun kendi dokularını bir hastalıkmış gibi algılayıp, saldırıya geçebilir. Bu durumda otoimmün hastalıklar (bağışıklık sistemi hastalıkları) gelişecektir. Romatoid artrit, lupus, MS hastalığı, Behçet hastalığı gibi hastalıklar otoimmün hastalıklara örnektir. Bağışıklık sistemindeki bu işlev bozukluğunun kesin nedeni henüz bilinmemekle birlikte, böyle bir durumda çeşitli ilaçlarla bağışıklık sisteminin bu yanlış tepkisinin bastırılması gerekir.

Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlendirilir?

Vücudun savunma sistemini ne kadar desteklersek, bu sistemin güvenilirliği de o kadar artacaktır. Bazı insanlar doğuştan şanslıdır ve genetik olarak güçlü bir bağışıklık sistemine sahiptir. Neyse ki bu kadar şanslı olmayanların da bağışık sistemini güçlendirmek adına atabilecekleri adımlar vardır.


İyi beslenme, yeterince dinlenme, sağlığı gözetecek şekilde hareketli bir yaşam, bolca güneş ve stresten uzak durmak işe yarayacaktır. Yakın zamanda yapılan araştırmalar bu saydıklarımıza dikkat edenlerde, kötü alışkanlıklarını bırakıp, hazır gıdalardan uzak duranlarda bağışıklık sistemi performansının en üst seviyelere çıktığını göstermiştir.

Hastalıkları önlemek ve halk sağlığını korumak adına okulların, hastanelerin, iş yerlerinin, firmaların, üreticilerin vb. uymakla yükümlü olduğu bazı sağlık ve temizlik önlemleri vardır. Tasarlanan bu önlemlere uyulması insanların bağışıklık sisteminin düzgün biçimde çalışmayı sürdürmesi için hayati bir önem taşır. Gıda ya da kozmetik gibi ürünleri satın alırken ya da bir restorana girdiğinizde, hijyen ve sağlık kurallarına ne kadar uyulduğuna siz kendiniz de dikkat edebilirsiniz.

Kendi evinizde ve kişisel olarak da hijyen kurallarına uymak, temiz su içmek, evde mikrop ve bakterilerin barınamayacağı bir ortam sağlamak etkili bir önlemdir.

Hastalıklara karşı bir savunma ya da saldırı silahı olarak gördüğümüz aşı ya da antibiyotiklerle ilgili tartışmalar ise yakın zamanda dinmeyecek gibi görünüyor. Bir taraf faydalarını savunurken diğer taraf bu ilaçların bağışıklık sistemini zayıflattığını düşünüyor.

Bağışıklık Sistemini Güçlendiren Bitkiler

Ne yediğine dikkat edenler için bağışıklık sistemini güçlendiren bitkiler pek çok sağlıklı seçenek sunabilir. Özellikle de bağışıklık sisteminin mideden epey destek aldığı düşünülürse, beslenme konusunun önemi iyice anlaşılmış olur. Kötü veya yetersiz beslenen kişiler hastalıklara karşı genellikle daha zayıftır. Aşağıda bağışıklığı güçlendiren, bağışıklık sistemine iyi gelen bitkilerden bazılarını bulabilirsiniz.

Dolmalık biber: Adı üstünde, ülkemizde daha çok dolma yemeklerinde kullanılan ama çoğu yabancı ülkede salatalarda ve soğuk sandviçlerde ya da ana yemeğin yanında garnitür olarak kullanılan dolmalık biberler son derece faydalıdır. Göz sağlığını korur, kataraktı önler ve hatta kanser riskini düşürürler. Bağışıklık sistemini koruyan ve sarı, kırmızı, yeşil gibi farklı renkleri olan bu tatlı biberler, içerdikleri ‘karotenoidler likopen‘ ve ‘zeaksantin‘ maddeleri sayesinde bu faydaları gösterir.

Ekinezya: Bağışıklığı güçlendirdiği yönünde isim yapmış bitkilerin başında ekinezya gelir. Altın mühür veya başka bir bitkiyle karıştırılıp veya tek başına çayı demlenerek içilebilir. Papatya ailesine mensup olan bitkinin üst solunum yolu enfeksiyonlarını önlediği, iyileştirdiği ve ayrıca soğuk algınlığına iyi geldiği bilinir.

Gingko Biloba: Bu bitkinin yaprakları, vücudu serbest radikallerin vereceği zarardan koruyan ‘bilobalit‘ ve ‘ginkgolit‘ adlı antioksidan maddeleri içerir. Ek olarak, ginko bilobanın vücudu radyasyonun etkilerine karşı koruduğu anlaşılmıştır.

Ginseng: Ginseng bitkisinin pek çok ayrı çeşidi vardır. Panax ginseng ya da Asya ginsengi denen türün, içerdiği kimyasal bileşen ‘ginsenositler’ sayesinde iltihap giderici özellikte olduğu ispatlanmıştır. Diyabetle ilişkili durumların yanı sıra, bitkinin bağışıklık sistemini ve zihni güçlendirmede etkili olduğu yönünde araştırma sonuçları yer almaktadır. Asya ginsengi hafıza sorunları, kronik yorgunluk, stres ve yetersiz bağışıklık sistemi için de önerilir.

Maydanoz: Salatadaki maydanozları ayıklayan ve maydanozdan uzak duran kişilerdenseniz, büyük bir hata yapıyor olabilirsiniz. Maydanozun içerdiği ‘apijenin‘ adlı antioksidan madde, vücuttaki diğer antioksidan maddelerin verimliliğini arttırır.  Maydanoz gibi sürekli elimizin altında olan bir bitkinin bu kadar faydalı olması oldukça sevindirici aslında. Maydanoz idrar söktürücü, kalbi koruyan, yüksek tansiyonu düşüren ve tip 2 diyabetle savaşmaya yardımcı bir bitkidir.

Sarımsak: Sarımsağın sağlık konusunda değerli bir bitki oluşunun kabulü epey eskilere kadar uzanır. Alternatif tıp ile uğraşanlar arasında sarımsağın bir diğer adı ‘doğal antibiyotiktir‘. Yemeklere kattığı lezzet kadar sarımsağın mikroplara karşı savaşan, kalp ve bağışıklık sistemi dostu, mucizevi bir bitki olduğu da artık tartışılmaz konular arasındadır. Konumuz gereği bitkinin altı çizilecek diğer bir özelliği ise bağışıklık sistemi hücrelerinin üretimini arttırmasıdır.

Tarçın: Tarçının içindeki ‘sinnamaldehit’ adlı madde bitkinin kan şekerini ve kolesterolü dengelemesini sağlar. Uzun vadede kan şekerini dengeledikten sonra tarçın, yemeklerden sonra kan şekerinin aniden yükselmesini de engeller. Vücudun insülin hassasiyetini geliştiren bitki, ön diyabet hastaları için risk faktörlerini de azaltmış olur.

Yeşil Çay: Yeşil çayın faydalarının yer aldığı liste görünüşe bakılırsa her geçen gün daha da uzamakta. Bağışıklık sistemini güçlendirdiği bilinen yeşil çayın içindeki antioksidan maddeler vücudu ayrıca serbest radikallerin zararlarından korur ve vücutta iltihaplanmayı önler. Günde 2 bardak yeşil çay, bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olacaktır.

Zencefil: Yapılan çeşitli deneylerde zencefilin iltihabı, kan pıhtılaşmasını, kalp damar hastalıklarını ve kolesterol sorununu azalttığı görülmüştür. Zencefili yemeklerinizden eksik etmeyebilir ya da çayını demleyerek faydalarından yararlanabilirsiniz. Bulantı ve gaz sorunlarında mucizevi etkileri olan zencefil, iltihap giderici, antibakteriyel ve antioksidan özellikleriyle migren, artrit ve astım gibi rahatsızlıklara da önerilir.

Zerdeçal: Bir diğer adı Hint safranı olan zerdeçal, içerdiği ‘kurkumin’ adlı madde sayesinde göze çarpacak nitelikte bir antioksidan olma özelliği taşır. Öyle ki zerdeçalın vücutta faydasının dokunmadığı bir alan bulmak zordur. Zerdeçalın özellikleri bu kadarla kalmaz ve bitki antibakteriyel, iltihap giderici ve mide yatıştırıcı özellikleriyle de öne çıkar. Bitki, böbreküstü bezlerini çalıştırarak iltihap giderici hormonları arttırır. Hayvanlar üzerindeki bazı deneyler zerdeçalın alkol ve çeşitli toksinlere karşı karaciğeri koruduğunu göstermiştir. Bitki ayrıca safra akışını arttırarak sindirim sorunlarının azalmasına da yardımcı olur.

Önlemler ve Uyarılar: Hamileler, bebek emzirenler, ilaç kullananlar ve diyabet, tansiyon gibi kronik rahatsızlıkları bulunanlar, bitkilerden faydalanmadan önce mutlaka bir uzmana veya bir doktora başvurmalı, kulaktan dolma bilgilerle kesinlikle bitki kürü vb uygulamamalıdır. Bitkiler çeşitli kimyasallar içerdiklerinden, bunların yan etkilere yol açabileceği unutulmamalıdır.  Özellikle tablet şeklindeki bitki desteklerinin ne kadar süreyle ve ne dozda kullanılacağı çok önemlidir. Bitkisel ürünlerin bilinçsiz kullanılması sağlık açısından büyük risk taşır.  
Kaynaklar

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

, , , ,

Bu yazıyla ilgili henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın